Hikmet Kıvılcımlı – (TİP) Çarşaflı Sosyalizm

Sosyalist 4 Mart 1967

YÖN’ün bir “ÖZETLEME” huyu var. Tartışılan söz ve düşünceleri özetlemek, en canlı bölümlerini tırnak içinde aynen almakla yapılır. Yön, karşı tezi istediği gibi anlatınca, “özet” sözün aslına uyup uymadığı belli olmuyor. Dinliyen, yalnız savcıyı dinlemiş hâkim durumuna düşüyor. O zaman, “teorik tartışma” sağırlar arasında konuşmaya dönüyor.

Yön TİP’i eleştirirken diyor ki:

Çok zaif olduğunu kendilerinin söylediği millî burjuvazi önderliği ele geçirebileceğine göre, TİP halen harekete öncülük edebilecek güçte değildir. Pekiy, TİP hareketin öncülüğünü yapacak duruma gelene kadar ne eyliyeceğiz? Tarih duracak ve TİP yöneticilerinin “hazırız” demelerini mi bekliyecektir?” (Yön, Açık Seçik) imiş.

Buna karşı TİP sözcüsü (Bayan) şu cevabı veriyor:

Kimi sosyalistler (!) CHP önderliğinde bir sol cepheyi hayal ediyor.” (Dönüşüm: Duvarlar arasında..)
Yâni: Yön’cüler TİP’e burjuvayı öncü görme, diyor; TİP’çiler Yön’e: Sen ne biçim sosyalistsin ki, burjuvayı öncü yapıyorsun, diyor. Hangisi doğru? Söz olarak iki tarafta usturuplu konuşuyor. Kimin haklı olduğu lafla kestirilemez. İster istemez davranışlara bakmak gerekiyor. Türkiye’de davranış 40 yıldır, üst sınıfların tek parti-çift parti oyunu idi. 27 Mayıs’tan beri “sahneye” yeni bir davranış çıktı: SOL-SOSYALİZM. Ondan önce sol, sahne dışı idi. Yön ve Tip bu “sahne davranışı” içinde nasıl yöneliyorlar?… İlk örnek olayı ele alalım.

SAĞINA SARMISAK- SOLUNA SOĞAN

1- Sözde keskin Marksizm tekerliyenlerin pratik durumlan nedir? Akis dergisi yazıyor: “30 Kasım’ı Aralık’a bağlıyan gece, hatta o sırada bir kaç gece, Ankara’da bazı politikacıların, – bilhassa 14’lerin CKMP kanadının ve TİP’in mensuplarının, – ve bazı gazeteci yazarların, – bilhassa aşırı solcu veya Tural’la arası bozuk olanların evlerinde yatmadıkları doğrudur. Bunun sebebi de: bir askerî darbenin ilk ânında kim vurduya gitmemek!” (Akis, 7 Şubat 1967) Bu olay TİP’çe yalanlarımadı. Son meclise verilen gensoru önergesiyle doğrulandı. B. Çetin Altan’ın vasiyetnamesini andıran millî emniyetteki kurmaylara hitabı da gösteriyor ki, ne kendini dev aynasında öğünmek, ne panik işçi sınıfının işi değil, küçükburjuva dargörüşlülüğüdür. Halkla kaynaşmada fare deliğine gir fazişm şakırtısı kesilince “kim korkar hâin kurttan?” diye meydan oku! Bu sosyalizmi köşekapmaca oyununa çevirmek olur.

Demek, TİP’in ABA (Aybar + Boran + Altan)’cıları samimi değildirler sözlerinde. CHP’nin solculuğu ile alay eder; işlerinde “CHP önderliğinde” savunma davranışına düşerler. Bunu saygı değer emekleriyle TİP’i yaratan halk çocukları farkedince, ABA’cılar niçin küplere biniyorlar?

2 – YÖN dergisi yazıyor: “TİP yöneticilerinin demokratik milliyetçi güçleri bölücü davranışları değişmiş değildir. TİP’in görüşlerini dile getirdiği bir dergi, baş yazısında TIP’li gençliğe Kızılay ve Beyazıt meydanlarına bağımsızlık sloganlarıyle dökülen öteki Atatürkçü gençlerden uzak durmayı önermektedir. TİP’in kontrolündeki bir öğrenci klüpleri federasyonu, yayınladığı bültende, emperyalizme karşı cesur mücadelesi ile gururlandığımız Türkiye Millî Talebe Federasyonu da dahil “Mevcut gençlik kuruluşlarının, aslında egemen güçlerin bir uydusu” olduklarını yazmaktadır. Hukuk Fakültesi Öğrenci Derneği seçimlerinde TİP’e bağlı grup, antiemperyalist “Kemalist Cephe“ye AP’li grupla birlikte karşı çıkmaktadır. İlerici güçlerin bölünmesi, sosyalistliğin ve halkçılığın gereği sayılmaktadır. “Sosyalistler, zinde kuvvetlerin uzağında hattâ karşısında yer almaktadır.” (20 Ocak 1967 Yön)

Bu olaylar da TİP’çe yalanlarımadı. Söylenenlerin onda biri doğru ise, TİP içinde CIA ajanlarının hatırı sayılır subaşlarını kestikleri ortaya çıkmış olur. 27 Mayıs yaratığı bir partinin 27 Mayıs’a bu denli “KARŞI” durması, AP’nin yapamadığı Amerikan oyununu “sosyalizm” maskesi altında yürütmek olur. ABA’cılara bu durum hiç mi anormal gelmiyor?

Bütün, düşünen, samimi TİP üyelerine ve senpatizanlarına, sosyalizmin medrese softalığı olmadığını hatırlatırız.

HOROZDAN KAÇAN

TİP tepesine çıkmış ABA’cılar,

SÖZ’lerinde: Ortanın solu ne biçim soldur ki, sola duvar çekmekte, sağa açık bir parti olarak kalmaktadır” diyorlar. İşlerinde: Prensiplerini yozlaştırdıkları “Eskilerin hevesleri kursaklarında” bırakmak için uykularını kaçırırca sola duvar çekiyor, çalışan TİP üyelerine iftiralı provokasyonlar tertipliyorlar.
SÖZ’lerinde: Sol eğilimli parti ve gençlik davranışlarını: “Piyasaya sürülmeden kalp olduğu anlaşılan bir para” sayıyorlar. İŞ’lerinde: İşçi sınıfını köylü ve gençlikle kaynaştıracak “Uyarmak içın Uyanmalı” tekliflerini pozlarına sövgü sayıp, o yolda davrananları Haysiyet divanlarına süıüyorlar.

SÖZ’lerinde: CHP, İnönünün kararı ile Hazret’i Mûsa’nın asası değmiş gibi, birden ortanın solunda oluvermiştir” diye kişi diktasını (olumlu yolda bile) yeriyorlar. İŞ’lerinde: Tam bir becerikli hanımın mutfak felsefesi ile, kafasız işgüzarlıkları Partide Führei’leştirmek istiyorlar. (Sosyolog Bayan Boran, Malatya Kongresi’nde TİP Merkez Komitesi’nin genel başkanı kontrol edebilmesini ve otokritik yapılmasını: “Pasta yapan hanıma kocasının karışması” kadar kötü şey saymıştır.)

TİP ABA’cılarının bütün bu ve daha bir sürü aykırı davranışları, özendikleri Demirel’i hatırlatıyor “Asgarî Müşterek“çi Demirel, SÖZ’de: Tural Paşa’ya bir zaman Harbiyelileri af ettirmemek mektubu, şimdi emirname yazdırdıktan sonra “Şiddetle işimiz yok!” diyor. İŞ’inde: Anayasanın temel haklarını baltalamak için “Temel Haklar Kanunu” ve “Seçim Kanunu Değiştirme” tasanlan gönderiyor.

Demirel ikiyüzlü davranmıya mecbur: Ekonomi temeli DP çağında ne ise odur. Sosyal ve politik üstyapıda da Menderes’in izinde yürümekten korkuyor. Sözleriyle işlerini çürüten ABA’cılar, en kritik günlerde TİP’i geniş halk yığınları ve gençlik içine girmekten, burjuva partilerinin solcu eğılimleriyle millî ölçüde ilişki kurmaktan alıkoyuyorlar. TİP üyeleri önünde kendilerini doğru göstermek için de, (Hazret’i Ali’ye karşı yenileceklerini anlıyan Muaviye askerlerinin mızrakları ucuna Kuran’ı Kerim asışları gibi,) SOSYALİZM sözcüğünü siper ediniyorlar. Öyle, halka, gençliğe, siyasete açılmanın SOSYALİSTLİKLERİNE DOKUNACAĞINI anlatmak istiyorlar. Ve pratikte CHP’yi bırakıp AP ile hizaya geliyorlar. Amerikalı da insanları başka türlü NÖTRALİZE etmiyor.

Bu davranış, başka anlam taşımıyorsa, en azından toy hanımlann iffetlerini korumak için, peçe takıp çarşaf giymelerinden farksızdır. Hem de, başını örterken başka yerini açan cinsten. Çarşaf kalktıktan sonra hanımlarımız daha mı az iffetli oldular? Namusuna güvenen kadın, erkektir diye horozdan kaçmaz. TİP ABA’cıları: Yalnız o pek sevdikleri “Sınıfsal nitelik” peçelerini kaldırıp mâhcemâllerini gösterir göstermez, halk yığınlarımızın ve gençliğin kendilerine âşık olacağını ummamalıdırlar.

TİP herşeyden önce kendinden ve en başta halktan ve hele GENÇLİKTEN korkmamalıdır. Pek “Nâzik” kadroları olabilir. Onlan yetiştirmek için dahi, yığınların ve siyasetin gözbebeğinden düşünüp davranmalıdır.

Tip ABA’cılannın “EskileriNÖTRALİZE etmelerine şimdiye dek bir şey demedikti. Çünkü, onu yapamazlar. Ama, kendi kendilerini NÖTRALİZE etseler bile Türkiye İşçi Partisi’ni NÖTRALİZE etmelerine müsaade edilemez. İşçi sınıfı bilincinin kılıncı, her zaman başlarının üstünde sallanacaktır.

Yoruma kapalı.