Hikmet Kıvılcımlı – Saldırganlık, Parababalarını Kurtaramıyacaktır

Sosyalist 13 Nisan 1971

27 Mayıs’ta, yığınlara tanınan sınırlı özgürlükten sonra devrimci hareket gelişmeye yığınların ekonomik mücadelesi gün geçtikçe güçlenmeye başladı. 27 Mayıs’ın devrimci özününün canına okuyan yerli – yabancı parababaları, güçlenen devrimci kavgadan da gocunmaya başladılar. Silâhlı milis (toplum polisi) teşkilâtı kurdular. Devrimci öğrenciler sokak ortalarında kurşunlanmaya başladı.

Devrimci ordu gençliği, halkının devrimci kavgasını görmezlikten gelemezdi. 69 deniz subayı bildirisi ile Devrimci İşçilerin, köylülerin, gençliğin yanında olduğunu kamu oyuna bildirdi. O sırada uluslararası parababalarının yayın organı Times şöyle yazıyordu. “Türkiye de Sosyalistler orduyu iktidara getirmek istıyorlar”. Parababaları ne yapıp yapıp ordu gençliğini frenlemeleri gerekirdi. İlkin bildiriye imza koyan 5 deniz subayı ordudan atıldı. Bu da yetmezdi. Bizim ordumuz Avrupa ordusu değildi ki hakim sımfların maşası olsundu. Gittikçe güçlenen sınıf mücadelesi ordudaki halk çocukları üzerinde etkisini göstermeye başladı. Ordu gençliği, laçka olmuş burjuvaziye karşı tabandan tepki yapmaya başladı.

Ve nihayet “beklenen oldu”. 12 Mart muhtırası parababalarının gözlerinin içine baka baka radyodan okundu. Paşaya bile “bitmiyen 24 saatler” yaşattı.

Muhtıranın ertesinde devrimci subaylar emekliye sevkedilirken Deniz Gezmiş ve arkadaşları Gemerek’te bır bekçi tarafından teşhis edilerek yakalandılar.

30 yıllık CHP’nin emektarı Nihat Erim “öğleden sonra Başbakan” oldu. Hemde bağımsız başbakan. Birde “Devrimciyim deyip eylem yapanlara, şeriatçıyım deyip…” bilmem ne yapanlara müsade etmiyeceğini söyleyince, “mükemmel” bir başbakan olduğu tastik edildi. Bezirgan partilerinin kapılarında mekik dokuyan Nihat Erim, yanından ayrılmıyan CHP’li Şadi Koçaş’la birlikte kabineyi kurdu. “Herşeyden bahseden hiçbir şey anlatmıyan” program mecliste okundu. Cümle bezirgan partileri programa güven oyunu hiç çekinmeden verdiler. Yerli parababalarının başı, Vehbi Koç programa methiye yaptı. Bunu söylemiye ne gerek var? Gerek var tabiî parababalarının öğdüğü program İŞSİZLİK – PAHALILIK’tan kıvranan işçilerin, köylülerin tüm halkın imanını gevretirde ondan.

“Ayinesi iştir kişinin lâfa bakılmaz”. Kabine kurulduktan sonra: Teknik Üniversite kapatıldı. Sivas yurduna polis baskın yaptı. Aradan on dakika geçmeden elleri silâhlı sözde komandolar, sağa sola ateş ederek yurda saldırdılar. Kendilerini koruyacak bir şeyleri olmuyan öğrenciler yurdu boşalttılar. Yurt komando bozuntularının talim yeri, silâh ve cephane deposu haline geldi. Bir yandan polis, bir yandan komando bozuntuları, okullara yurtlara saldınp, devrimci öğrencileri sindirmeye çabalıyorlar. Tarihi geriye döndürmek mümkün mü? Bir yandan çürüyüp kokuşan kapitalizm, bir yandan güçlenen işçi sınıfı devrimcileri saldırı, eceli gelen parababalarının çırpınışlarıdır.

SALDIRGANLIK PARABABALARINI KURTARAMAYACAKTIR.

Kimliği, kim olduğu bilinmiyen kişiler Mete Has’ı kaçırıp, 400 bin lira fidye almışlar. Peşinden yine bir zılgıt Güzel Sanatlar Akademisine bir baskın. Eğitim Enstitüsüne bir baskın ve okul süresiz olarak kapatıldı. Ertesi gün gazetelerde; “THKO’sundan olan içlerinde askerî öğrencilerin de bulunduğu 14 kişi yakalandı.” Asıl amaç: Devrimci ordu gençliğini yıldırmak, sindirmektir. Ertesi gün “14 kişi delil yetersizliğinden” serbest bırakıldılar. İşin aslında onları yem gibi kullanıp, masum çocuklara yeni yeni tuzaklar hazırlamak istiyorlar. Gençlerin bu oyunlara düşmemeleri istenir.

– İçişleri Bakanı: “Anarşik olaylara son verme hazırlığı içindeyiz” diye, radyoda konuşurken, Site öğrenci yurdu toplum polislerinin gözleri önünde kurşun yağmuruna tutuldu.
– Balıkesir öğrenci yurdu polis kordonu altına alındı. Yurtta arama yaptılar. 9 kişi tutuklandı. Arkasından kendine komando süsü veren kişiler Niyazi’yi arkadan kurşunladılar. Ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı.

Bir yetkili “yeni tevkifler bekliyoruz” derken Genel Kurmay Plân ve Hareket başkanının evine bomba konmuş, 2 saat sonra Em. Üst. Teğ. Sarp Kuray ve Ruhi Koç yakalanıyor. Yakalanma gerekçesi, gece yarısından sonra karanlıkta gençlerin, giysilerini bir bekçi görüp tanımış (!).

Kabine kurulduktan sonra meydana gelen bu olaylardan iki sonuç çıkar.

1 – Öğrenci yurtlarını, üniversiteleri polis ve komando tabancalarıyle taaruz ederek, Devrimci üniversite gençliğini sindirmek.
2 – Uydurma, “yeni tevkifler”le ordu gençliğini sindirmek.

Bu iki neticede parababalarını kurtaramıyacaktır. Bir kere Ekonomik kriz İŞSİZLER ORDUSUNU her gün biraz daha büyütürken, Demirel hükümetinin plânladığı yatırımları kısmak zorunda kalan Erim hükümeti İŞSİZLİĞİ – PAHALILIĞI daha da büyütecektir.

Parababaları bu açmazı çözmeyince tabiî ki saldırganlığını arttırmak görevindedir.

İşçi sınıfı devrimcilerinin görevi de İŞÇİ SINIFININ partisini yaratıp, onun yörüngesinde yerini almaktır.

Yoruma kapalı.