Hikmet Kıvılcımlı – Proletarya Partisi Nedir?

Sosyalist – 16 Şubat 1971

Türkiye’de bir proletarya partisi için ardarda duyurular ve çağırılar yapılıyor. Birçok arkadaş Proletarya Partisi‘nin ne olduğunu veya ne olabileceğini kendi kendilerine ve herkese, bu ara bize de soruyorlar.

1- PROLETARYA PARTİSİ PROBLEMİ

Bu ve benzeri sorulara sık sık karşılıklar verildi, açıklamalar yapıldı yapılıyor, yapılacak. Burada, bir yol daha kısa bir prensip aydınlatması yapmaya çalışalım.

Proletarya partisi nedir? Dünyada ve bizde bir veya birçok adıyla sanıyla işçi partileri oldu, oluyor, olacak. Bunlar proletarya partisi midirler? Değil midirler? Proletarya partisi iseler, nasıldırlar? Değilseler, neden değildirler? Bu soruların kısaca karşılıkları bulunmalı, verilmelidir.

Ayrıntılar içinde boğulmamak için alfabetik gerçeklikleri anarak yürüyelim.

2- PROLETARYA SÖZCÜĞÜNÜN ÜÇ ANLAMI

Proletarya partisi deyimi içinde iki sözcük var.

Önce proletarya nedir? Tam karşılığı modern işçi sınıfı demektir. Parti sözcüğünü sonraya bırakalım. Demek Proletarya sözcüğü içinde üç ayn anlam otunır:
1) İşçi,
2) Modern,
3) Sınıf..

Bu üç anlamı duruca kavramazsak; proletaryanın ne olduğu gölgede kalır.

3- İŞÇİ NE DEĞİLDİR?

İŞÇİ nedir? İşçi sadece başkası hesabına çalışıp sömürülen insan değildir. Böyle insanlar, uygarlık denilen sınıflı toplum doğdu doğalı vardır. Hatta, tarih öncesinin sınıfsız toplumu orta barbarlık denilen sürü ekonomili çobanlık çağında bile: Köle adlı, babahan yanına yanaşmış çalışan insan tipleri belirmiştir.

Ne tarih öncesinin aile çocuğu yerine geçen insancıl kölesi, ne uygarlığın hayvandan beter şartlar altına soktuğu, bir aygıt, cansız âlet gibi kullandığı, isteyince kırdığı, öldürdüğü insanlıktan çıkarılmış kölesi: İşçi değildir. Kölenin bütünü (bedeni ve ruhu) hep birden pazarda alınır, satılır ve ebediyyen sahibinin malı olur.

Ortaçağın lonca ustaları yanında çalıştırılıp sömürülen kalfalar ve çıraklar, köle gibi parayla alınıp satılmasalar bile ömürleri boyu ustalarının ve loncalarının tüm yaşantılarıyla yetkisi ve kontrolu altında bulunurlar. İşçi, ne “usta”sına veya “patron”una, ne herhangi bir loncaya öyle, bir bitkinin köküne bağlı kaldığı gibi yapışık ve kişiliksiz değildir.

Antika Tefeci – Bezirgân toplumda (gerek “ilkçag”, gerek “ortaçağ” adı verilen ortamlarda) çalışanlar, sömürülenler, kimi “amele” (İşçi) adını taşısalar bile, “ulûfeli” (ücretli, gündelikçi) olsalar bile, bugünkü “proletarya” deyimi içine girecek “işçi” sayılamazlar.

4- İŞÇİ NEDİR?

MODERN nedir? İşletilip sömürülen insanı işçi yapan şey: “Modern” oluşudur. Modern ne demektir? Kısacası: Kapitalist demektir. Modern işçi:Kapitalistin işletip artı-değer sömürdüğü çalışandır. Modern işçi: Ne onu işletenin malı olan ilkçağın kölesidir, ne işleten kişi veya lonca gibi örgütlerin bitkicil ortaçağ uydusu olan kuldur.

Modern İşçi: Hür (özgür)dür. Hem iş aygıtlarından “hür”dür, yâni kopmuş, yoksundur, çalışacak aracı yoktur; hem kapitalistten (veya loncalardan)“hür”dür, yâni kimsenin ve hiç bir şeyin kölesi değildir. Kulu da, “Kapıkulu” da değildir. Pazarda ne bedenini, ne ruhunu hiç bir vakit satmaz. Yalnız, belli bir süre için, belirli bir ücret (gündelik) karşılığı olarak işgücünü satar. Bu bakımdan proletarya partisi; ne ortaçağın kölelerinin, ne ortaçağ kullarının, ne “kullukta kusur etmeyen”; “ustaların”, “kalfaların”, “çırakların” partisi olamaz. O çeşit antika kul-köleliklerin türlü izlerini ruhlarında, hatta kimi bedenlerinde taşıyan: (Esnaf, köylü, aydın v.b. ) sırf küçükburjuvaların partisi de hiç olamaz.

Türkiye gibi geri ülkelerde bu karakteristik üzerinde ne denli çok durulsa azdır. Ve pratik parti çalışmalarına girilince yukarıda saydığımız ve sayamadığımız daha nice “antikalıklar” ile karşılaşılacağı ayrıntılanyla görülecektir. O zaman bu söylediklerimizin somut anlamları büsbütün ama gittikçe anlaşılacaktır. Örgüt içinde: (deneme, bilgi, bilinç, karakter, vb. hiyerarşisinin önemi burada gizlidir.

5- İŞÇİ SINIFI NEDİR?

SINIF nedir? Üretimde çıkarları ve durumları bir olan insan kümelerine sınıf denir. Modern işçiler de modern bir sınıftırlar. Ancak bir siyası partiyi sırf“işçiler” kurdu, yahut yönetti diye o parti hemen protetarya partisi olamaz.

Her sınıf içinde olduğu gibi, işçi sınfı içinde de bir çok zümreler ve katlar yaratılmıştır. Hele kapitalizmin en büyük dayanağı modern işçi sınıfı içinde birbiriyle çelişen bin bir ayırt yaratmaktır. En altta Arapça’dan “ameliye”, yahut Rumca “ırgat” denilen toprak işçileri, sonra köyden yeni gelmiş Frenkçe“manövr” denilen kaba elişçileri, “kara amele”ler, daha yetişkin işçiler, orta işçiler, okuryazar işçiler, okumaz yazmaz işçiler, uzman işçiler, usta işçiler, çırak işçiler, kalfa işçiler, ustabaşı işçiler, sendikalı işçiler, sendikacı-işçiler, sendikasız işçiler, ve ilh., ve. ilh.

İşçi Sınıfı: Bütün o zümrelerin topunu birden içine alır. Proletarya partisi: Bütünü ile işçi sınıfının en genel, en ileri, en sağlıklı eğilimlerinin teorisini ve pratiğini temsil eden örgüttür. İşçi zünırelerinden herhangi birinin veya ikisinin kendi özel eğilimlerine göre kurup güdeceği bir parti, “işçi” adını taşısa bile, işçi sınıfı partisi olamaz. İşçi sınıfı bütününün teorik ve pratik varlığını, tarihi eğilimini tümüyle temsil edemediği sürece güdük, sapık bir zünıre, kat partisi olur. Oturaklı ve tutarlı bir proletarya artisi rolünü başaramaz.

Örneğin, Türkiye’de TİP denilen bir “işçi partisi” var. Buna neden proletarya partisi diyemeyiz? Çünkü, TİP’i kendi özel zümre eğilimlerine göre ilkin kuran ve güdenler “sendikacılar” adını alan ve bilinen kimselerdi. Sendikacılar, şayet işçi iseler bile, çok kez işçiden kopmuş, imtiyazlı “aristokrat” işçilerdi. Sonra hepsi seçme “küçükburjuva”, hatta dekadan Aristokrat kalıntısı veya hayranı aydınlar TİP mekanizması içine yabancı cisim gibi sokuldular.

Bu ikisi birbirinden daha şahbaz zümrelerin melez örgütü, ister istemez: “İşçi sınıfı içınde burjuvazinin sözcülüğü” rolünü rahat buldular. Onların ilk işleri işçi sınıfının bütünü ile de, mücadelesi ile de tarihi ile de çatışmak oldu ve kopuşmak oldu. Modern işçi sınıfına karşıtlıklarını “sosyalist” sözcükleriyle ne denli süsleyip örtbas etmek isteseler, içlerinin içlerinde yatan antikalık (Küçükburjuva eğilimi), kapıkulu ruhlannı yer yer sırıttırdı. Polis komplekslerini, felsefelerinin “Amentü”sü yapmaktan bir türlü yakalarını kurtaramadılar.

6- PARTİ NEDİR?

PARTİ nedir? Bir sosyal sınıfın da, bir zümrenin de siyasi iktidar savaşı yapacak örgütüdür. Sınıfın ve zümrenin ne olduğu gözümüz önünde bulunursa, bir partinin parti adını gerçekten alabilmesi için başka neyin gerektiği daha iyi araştırılabilir. Bir partinin, parti olabilmesi için yalnız sınıf partisi olması yeter mi? Hayır. Sınıf partisinin, aynı zamanda siyası iktidar savaşı yapmaya elverişli bir örgütte olması gerekir.
Daha doğrusu, her gerçek parti önce sınıf örgütü, sonra siyaset örgütüdür. Yahut sınıf örgütü demek, kendiliğinden siyaset örgütü demektir. Olmıyacak bir varsayımla: Siyaset yapmayı beceremiyen bir örgüt sırf sınıf örgütü olsa ona parti adı verilemez. Bütün zümreleriyle işçi sınıfını içine almış veya sırf her zümreden işçilerin kurduklan ve güttükleri bir örgüt hemen proletarya partisi olabilir mi? Hiçbir zaman olamaz Proletarya Partisi herşeyden önce bir siyaset örgütüdür.

Bunu söyler söylemez siyasetin ne olduğu, proletarya partisinin ne zaman, nasıl siyasi örgüt sayılabileceği birinci problem olur. Siyasi parti bir sınıfın sınırları ve sınıf bencilliği içine hapsolmamış bir örgüttür. Kendi sınıfından başkasını görmeyen bir örgüt, siyasetin dışında kalmış ve parti olmaktan çıkmış olur. Çünkü parti, ne bir zümreyi, ne bir sınıfı değil, sınıflı toplumda bütünüyle bir ülkeyi ve tüm Dünya’yı içine alacak, yönetecek, değiştirecek bir örgüttür. Parti bu evrensel görevini yerine getirebilmek için sınıf körlüğü denilen dar düşünce ve davranıştan kurtulmak, siyaset yapmak zorundadır.

Bu bakımdan proletarya partisi herşeyden önce kendi üyelerini politika alanında yetiştirmek, onlara siyasi eğitim ve bilinç sağlamakla görevlidir. Siyasi eğitim, lâfla olmaz: Sınıflı toplumda var olan bütün sosyal sınıf ve zümreleri kollamakla olur. Sınıf bilgisi ve bilinci bir tek sınıf içine tek yanlıca kapanıp kalmakla edınilemez. Bütün sosyal sınıf ve zümrelerin içyüzlerini çokyanlıca kavrayıp işlemek gerekir.

Bunun ise tek pratik ve kaçınılmaz şartı: Bütün sosyal sınıf ve zümreler içinde her zaman var olan tüm hoşnutsuzları ve tüm devrimcileri kendi içine almaktır. Onun için proletarya partisi yalnız işçilerin değil, her sınıf ve zümre içinden bütün devrimcilerin partisi olur. Yeterki başka sınıf ve zümrelerden proletarya partisi içine gelen hoşnutsuzlar:

1- Gerçekten devrimci olsunlar;
2- Gerilerindeki bütün kayıkları batırarak gelmiş olsunlar..

7- PROLETARYA PARTİSİNİN DİYALEKTİĞİ: BİLİMCİL SOSYALİZM

Buraya dek söylediklerimizden anlaşılacağı gibi, proletarya partisi problemi, olağanüstü diyalektik işleyen bir mekanizmadır.

O mekanizmayı alışılagelmiş skolâstik antika metot ve mantıkla, yahut metafizik modern burjuva metot ve mantığı ile kavrayabilmek olanaksızdır. O nedenleproletarya partisi içinde ve dışında boyuna skolâstik ve metafızik kafalar kırılıp dökülür durur.

Proletarya partisi hem bütün işçi sınıfının içinde olacak, hem de öteki bütün sosyal sınıfların içinde olacaktır. Proletarya partisi: Hem bütünüyle işçi sınıfının devrimcilerini içine alacak, hem de bütünüyle öteki sınıf, tabaka ve zümrelerin devrimcilerini içine alacak… Bu apaçık bir çelişki değil midir? Bir çelişkidir. Ama,akıldan uydurma, sübjektif ve soyut bir ölü çelişki, yâni saçma değildir: Tanı tersine, yaşantıdan gelme, en objektif ve en somut bir canlı çelişkidir, yâni gerçekliğin tâ kendisidir.

Proletarya partisinin bütün gücü ve bütün dinamizmi bu gerçeklerin canlı diyalektiğinden gelir. Proletarya partisi iliklerine dek bir sınıf partisi, işçi sınıfının partisidir. Ama egoist, kendi sınıf tekkesinin aşılmaz duvarları içinde bunamış sınıf tekelcisi bir parti değildir. Örneğin İngiliz Trade-union’larının işçi partisi öyle dar sınıfcıl kaldığı için, herşeyden önce, sendika ağalarının, Finans-Kapital uşaklığına yatkın, işçi sınıfı düşmanı, emperyalizm dostu örgütüdür.

Proletarya partisi, yalnız işçi sınıfının çıkarlarını ve dar çerçevesini düşünmekle kalmaz. Sosyal sınıflar tabusunu, işçi sınıfı ile birlikte toplum alın yazısından siler. Ortada yalnız insan varlığını yüceltecek bir toplum ülküsünü taşır. En az sınıfcıl olduğu kertede insancıldır. Ham ervahı çileden çıkaran başdöndürücü diyalektik buradadır. Bu olağanüstü: (sınıf + insan) ülküsünün biricik bilimi ve bilinci, teori ile pratiği işçi sınıfı açısından proletarya partisinde sentezleştirmiş bulunan bilimcil sosyalizmdir.

Yoruma kapalı.