Hikmet Kıvılcımlı – “Devrimci Gençlikten de GÜNAH TEKESİ ARANIYOR Zorlanmakla Bulunabilir de!”

Sosyalist 16 Şubat 1971

Son bir ay içinde Ankara’nın göbeğin de, iki banka soyuldu. İlk soygunda, “ısmarlama kurbanlar”, burjuva basınında boy boy resimlerle, halkın gözünden düşürülmeye çalışıldı. Tutmadı… Türkiye halkının gözünde, devrimci öğrencilerin lideri olarak somutlaşan Deniz Gezmiş ve arkadaşlarını mutlaka mahkûm etmek gerekti. Finans-Kapital bunalımın önüne ancak böyle geçebileceğini umuyordu.

İkinci soygun plânlandı. İlkinde olduğu gibi “ısmarlama kurbanların” resimleri, banka memurlarına gösterildi. İfadeler yine aynı; “bunlara benziyor.”Oyunun bütün sahnesi aynı olacak değil ya. Bu kere de, başlarına sarı peruka takmışlardı. Yerli – yabancı Finans – Kapital, Tefeci – Bezirgân geleneğini sürdürüp uydurma oyunlarla bunalımın önüne geçemez.

İşçilerin 5 kuruş zam isteklerini kurşunla karşılayanların, sendika özgürlüğü için direnen işçileri, tanklarla durduranların, işçilerin kanunî grevlerini kanunsuz olarak kıranların, köylülerin demokratik isteklerini jandarma dipçiği ile karşılayanların işçileri, öğrencileri sokak ortasında öldürtenlerin kimler olduğunu halkımız öğreniyor.

Celâl Bayar ve Demirel’in yakını Mığırdıç Selefyan, milyonlarca lirayı cebine indirerek yurd dışına kaçabiliyor. Hem de “komünistlerin nefes alışlarını bile dinleyen” hafiyelerin gözlerinin içine baka baka.

İsrailoğullarının yedikleri heneleri “günah tekesine” yüklemeleri gibi; Devrimci gençliğin lideri Deniz Gezmiş ve yıpranan adam Süleyman Demirel’i harcamakla yerli-yabancı Finans-Kapital suçlarından arınamaz.

Yoruma kapalı.