Hikmet Kıvılcımlı – B.Ecevit, Paşayı Gazaba Getirdi

Sosyalist 6 Nisan 1971

Ecevit Havlu Atıyor

Uzun yıllar CHP teşkilatında ortanın solu sloganına sahip çıkan, bunu tabana yaymaya çalışan hatta bir ölçüde tabana bir canlılık getiren Ecevit, Erim kabinesine CHP’nin katılmasına engel olamayınca istifa etmiş, bir başka deyimle paşa tarafından harcanıvermiştir.

Şimdiye dek bir burjuva partisinde çeşitli derecedeki sağ unsurlarla, bir sol kanat arasında denge kurmaya çalışan İsmet Paşa’nın dümen suyundan giden, o denge politikası içinde sağa daima taviz vererek tutarsız bir çizgi izliyen ve ilerici küçük burjuvazinin gözünde yıpranan Ecevit en sonunda sağ’a yenik düşmüştür.

Bir yanıyla baktığımız da; Ecevit’in kendi inandığı görüşler adına istifa etmesi dürüst ve cesur gibi görünmesine rağmen öte yandan, Ecevit en kritik dönemde cepheyi bırakmıştır. Parti içi mücadelenin asıl yoğunlaşacağı bir dönemin başlangıcında yönetimden çekilmiştir. CHP gibi yıllanmış kurt burjuva politikacılarının cirit attığı bir partide geleceğe dönük olarak “yıpranmama” hesapları yapmak pek geçerli değildir. İ. Paşa, Ecevit’e “seni ortada bırakırım” demiştir ve bırakmıştır. Bundan sonra, Ecevit ekibinin sağındaki unsurlar yoğun faaliyete geçecek ve partiyi büsbütün sağa çekmek isteyeceklerdir.

CHP İÇİNDE SOSYAL DEMOKRASİ MÜCADELESİ DEVAM ETMELİDİR:

Ecevit gerçekten de sosyal demokrasinin samimi bir savunucusu ise, “şefinden” asla çekinmeden parti içinde radikal bir sosyal demokrat hareketi örgütlemeliydi. Hatta son parti meclisi’nde Ecevitçiler külliyen iktidardaydı. Ecevit geçmişte imkânları yeterince kullanamamıştır.

Ecevit bir an olsun rehavete kapılmasızın mücadelesini sürdürmeli, kendi çıkmazını yeni baştan gözden geçirmeli, geçmişteki tutucu ve tutarsız çizgisinin kurbanı olduğunu anlayarak, samimi bir sosyal demokrat çizginin örgütleyicisi olmalıdır.

Biz istifa eden Ecevit’in parti içindeki olanaklarının hayli kısıtlandığını sanıyoruz kendisi de mütereddit bir kimse olduğundan davayı büyük ölçüde kaybetmiş gözükmektedir. Ayrıca son grup toplantısındaki çıkışıyla İ. İ. Paşa’nın bütün gazabını üzerine çekmiştir.

BİR MİKRO ÖRNEK:

İşçi sınıfı devrimcilerinin bu olaydan alacakları ders şudur: Sosyal determinizm kanunlarına icra etmektedir. Burjuvazi ile proletaryanın keskinleşen sınıf mücadelesi arasında sıkışıp kalan ve küçük burjuvazi ile burjuvaziyi bir arada bünyesinde taşıyan bir parti, gelişen sınıf mücadelesi karşısında bölünmeye mahkûm olmuştur. CHP yakın geçmişteki konumunu ve niteliğini koruyabilecek midir? Bunu önümüzdeki dönümde göreceğiz. CHP, ya burjuvaziden tamamen koparak küçük burjuvazinin partisi haline gelerek ve samimi bir sosyal demokrat çizgiyı temsil edebilir (bu durumda burjuva unsurların ve İ. İ. Paşa’nın tasfıyesi gerekir), ya da içindeki küçük burjuva reformistlerini dışarıda bırakıp mütecanis bir burjuva partisi örneğin bir liberal parti haline dönüşebilir. modern sınıfların mücadelesi arasında küçük burjuvazi ayakta duramayıp, parçalanırken ve bölük bülük safını belli ederken, hem burjuvaziyi, hem de bir kısım şehir-köy küçük burjuvazisini temsil etme iddiasındaki bir politik örgütün o haliyle yaşaması ne demektir? Ütopyadır.

Alınacak başka bir ders, bir avuç küçük burjuva yönetici bir burjuva partisine kolay kolay sahip çıkamıyorlar. Çeşitli kaypak ve uzun vadeli hesaplar günün birinde iflâs ediyor, tavizkâr tutumlar çok sert cezalandırılıyor. Eğer Ecevit’in çizgisi tutarlı bir küçük burjuva ilericiliği olsaydı, her şeyden önce emperyalizme karşı çıkmakta ve anti-emperyalist bilinci CHP sempatizanlarına yaymakta gecikmemesi gerekirdi.

EMPERYALİZME YARANMA SEVDASINDAKİ PAŞA GAZABA GELDİ:

Ecevit, geçtiğimiz Cumartesi günü yapılan CHP grup toplantısında daha sert bir çıkış yaparak, Nihat Erim kabinesinin, NATO ve Ortak pazarın, özellikle dış egemen güçlerin hizmetinde olduğunu söylemiştir. Genel sekreterliği zamanında emperyalizme karşı çıkmayan, kısmen iç sömürü edebiyatı yapan Ecevit, sekreterlik tavizciliği ortadan kalktıktan sonra daha gerçekçi konuşmaya başlamıştır.

Yıllardır parti içinde sağ kanada taviz veren Ecevit geçmişteki tutumuyla hem işçi sınıfı sosyalistlerinin, hem de küçük burjuva ilericilerinin güvenini sarsmıştır. Partisine aşırı bağlı vatandaşlar dışında, Ecevit halk kitleleri tarafından da tutulmamaktadır. 1963’de işçi kanununu çıkardığı için bir zamanlar işçiler tarafından sevilen Ecevit şimdi işçilerin geniş desteğinden de yoksundur… Parti içinde sağ kanadın ve kaşarlanmış politikacıların çevireceği dolaplara dayanabileceği de hayli şüphelidir. Ayrıca Ecevit son konuşmasında bile içinde bir sürü gerici parti olan parlamentoyu savunmaktadır.

Bununla birlikte Ecevit için her şey bitmiş değildir. CHP içindeki samimi sosyal demokrat hareketi örgütlemek ıçin ustalıklı olarak ama asla taviz vermeden çalışırsa, işçi sınıfı sosyalistleri ile minima program ve demokratik güçbirliği görüşleri üzerinde düşünürse dürüst bir anti-emperyalist çizgi izlerse, önemli sayılacak bir hareketin temsilcisi olur ve ileride politik kadrosu ve dayandığı tabanı ile birlikte, öncü Proletarya’nın müttefiği ve cephe arkadaşı olarak gerçek demokrasiyi geliştirmeye yardımcı olur.

Yoruma kapalı.